İdeal bilgisayar mühendisi eğitimi nasıl olmalı ?

Bilgisayar mühendisi olacak  öğrencilerin aklındaki soru genelde şu aldığım eğitim ne kadar iyi, veya bu gerekli mi gereksiz mi  gibi birçok soru. Genelde bu kısımlara bakmadan işime bakmaya çalıştım ama olmadı görmezden geldikçe ilerlediğinde daha büyük bir sorun haline geliyor.

 

bilgisayar mühendisliği
bilgisayar mühendisliği

En başta şu soru aklıma geliyor biz mühendislik eğitimi alıyorsak bize evrensel bir eğitim vermeleri gerekiyor bu da açık kaynak teknolojilerle mümkün. Ama nasıl oluyor microsoft diye birşey var sanki ona özel adam yetiştiriri gibi insanlar bu alana saplanıp kalıyor.Sanki bilgisayar mühendisi değiliz şirketin arka bahçesinde gibiyiz. İsteyen istediğini kullanabilir kendine göre faydaları da vardır ama bu eğitim içinde olmamalı kişinini kendi tercihine bırakılmalı, zaten bu ürünler kurumsal alanlarda kullanılıyor buna kolayca adepte olabilir ama bir insana hop deyince hayal gücü veremezsin birşeyler üretmesini bekleyemezsin.

İyide şimdi kurumsal alanlarda kullanılıyor diye neden bir öğrencinin hayal dünyası yakılıyor onu anlamış değilim. Dünyada kaç tane en başarılı girişim bu teknolojilerle yapılmış. İlla microsoftun tekelinde olmak zorunda mı bu ülkede bilişim okuyan insanlar.

Bu duruma uyanan ve ona göre davranan insanlar var ama çok az sayıda. Benim isteğim açık kaynak veya linux sistemleri çokça kullanılsın ve birşeyler üretilsin bu çok zor değil. etrafınıza baktığınızda açık kaynak dünyasının gücünü her yerde göreceksiniz e burası bir denizken biz neden bir avuç suda oynuyoruz ?? O zaman bu ülkeden kimsenin birşey beklemeye hakkı yok, bu iş böyle yürümez.

Bir bilgisayar mühendisi öğrencisinin hayatı şöyle geçer, okulda birşeyler öğrenmek zorundadır, daha sonra bu öğrendikleriyle birşeyler yapmak ister ama dışarıya atıldığında onun okulda yanından bile geçmediği şeyler istenir bu sefer bu kısımlarada yoğunlaşmak zorunda kalır yani hem okul hemde artı birşeylerle kendini geliştirmek zorunda, dil bilmek zorunda.Ve daha başka başka şeyler bilgisayar mühendisliği öğrencisi için zorunludur. Neden bu kadar zor olmak zorunda? okulda da biraz güncel teknolojiye paralel eğitim berilse daha iyi değilmi yazık değil mi bize.

Bu haliyle aldığımız eğitimin bize pek bir katkısı yok analitik dersler haricinde matematik ve fizik olarak. Böyle olacağına şöyle olabilirdi lisede güzel bir matematik fizik eğitimi alırdık bu bölüme gideceğime 15 bin TL gibi bir bütçeyle kaliteli bir sertifika programına katılırdım hatta 2 4 defa ayrı programlar için bu para yeterli olurdu bunları gene öğrenirdim hemde benim işime yarardı.Vu şekilde bir bilgisayar mühendisi eğitimi alacağıma bence çok mantıklı. Zaten birçok öğrenci kredi alıyor bu kadar üstüne birde yurt masrafları gibi şeyler yani 5 senede burada harcayacağınız bir parayı kendinizde iyi bir araştırmayla daha ucuz ve etkili bir yolla kendimizi eğitebilirdik!!

 

 

 

Asus zenfone5 ekran görüntüsü alma

Asus Zenfone5 te ekran görüntüsü almak için yapmamız gereken olay çok basit.

Once ayarlar menüsüne girelim:

asus zenfone ekran alıntısı alma
asus zenfone ekran alıntısı alma

Ayarlar menüsünden asus özelleştirilmiş menüsüne giriyoruz, oradan yeni uygulama tuşuna tıklayı şeçin, daha sonra Ekranı yakalamak için dokunmaya devam edin seçeneğini seçin.

İşlem bu kadar artık zenfone5 imizle ekran görüntüsü alabiliriz. Bu adımdan sonra açık işlemleri gösteren tuşa bir süre dokunduğunuzda ekran görüntüsü alacaktır.

 

Limitless dizi inceleme

Dizi aynı isimde sinema filminden uyarlama. NZT48 adlı bir ilaç sayesinde beyni tam kapasiteyle kullanabiliyorsunuz. Bu da siz ile normal insanlar arasında büyük bir zeka uçurumunun oluşmasına neden oluyor.

 

limitless
limitless sinema filmindeki başrol oyuncusu

Sonuçta herkes insan, doğal olarak herkes bu hapın peşine ve hapı temin etmek için o hapı kullanan insanın peşine düşüyor. Bu kovalamacada genelde hap kullanıcısı zor bir kovalamacadan sonunda ölür ve hap başkasına geçer daha sonra bu hapı kullanarak süper zeka olan kişi haliyle işleri yoluna koyuyor.

Dizide filmden de tanıdığımız NZT ye tamamen sahip olarak hayatta kalabilen abimiz hayattta ve amacı olmayan çuvallamış başrol karakterine bir şans veriyor ve onun hayatını düzeltmesine yardımcı oluyor. Tabi kendisi senatör bütün ülkenin tanıdığı lider, aynı zamanda kendinden çok emin hap ona baya güç vermiş başkan olmayı bile takmıyor galiba adamda dünyayı yönetme gücüde var, yani NZT ile dünya üzerinde bir sınır yok.

Diziyi izleyince böyle süper zeka durumunda yapılabilecekleri görünce insan baya bir gaza geliyor tabi öyle bir yan etkisi var. İzlenebilecek bir dizi bence size de tavsiye ederim.

Daemon nedir? Linux

Türkçe manası şeytan ama Linux sistemlerde kullnaılan bir terimdir.

Çoklu görevli işletim sistemlerinde, dğrudan interaktif kullanıcıyla etkileşimli olmaktan ziyade arka planda çalışan programlardır. Geleneksel olarak daemon isimleri “d” ile biter. Öğrneğin, “syslogd” sistem loglama yeteneğine sahip bir daemondur , sshd SSH bağlantısı ile gelen bir daemondur.

Linux daemon
Linux daemon

Unix ortamında, daemon sık sık ana işlem olabilir ama her zaman değil, ya da başlangıç işlem olabilir. Bir daemon ı genellikle ya bir işlem çocuk işlem olarak oluşturur ve hemen çıkar, böylece başlangıç işlemine çocuk işllem olarak benimsenmesi sağlanır, ya da başlangıç işlemi tarafından doğrudan oluşturulur.

Sistem genellikle daemonları boot zamanında çalıştırır ve ağ isteklerine cevap veren, donanım aktiviteleri, veya başka programlar tarafından gerçekleştirilen bazı görevlerin fonksiyonlarını servis eder.Daemon lar ayrıca şunlarıda yapabilir donanımda configure ederler(udevd bazı Lİnux sistemlerde), zamanlanmış görevleri çalıştırmak ve başka çeşitli görevleri yerine getirmek gibi.

Systemd Nedir? Dost mu Düşman mı ?

Systemd Nedir? Dost mu Düşman mı ?

systemd
systemd

Systemd Linux sistem için temel blokları inşa eden bir pakettir. Bir sistem ve servis yöneticisi sağlar, PID 1 olarak çalışır ve sistemin geri kalanını başlatır. Systemd: agresif paralelleştirme yetenekleri, soket kullanımı ve D-Bus aktiviteleri için servisler başlatma, daemons ları başlancıta çalıştırma, Linux control gruplarının işlemlerini izleme, ekran görüntüsü ve Linux sistemin surumunu düzenlemeyi destekler, bağlama ve otobağlama noktlarını gerçekleştirir. Systemd SysV ve LSB başlatma scriptlerini destekler ve sysvinit için bir yedek olarak çalışır. Diğer parçaları log deomonları, temel sistem atarlarını kontrol etmek hostname, tarih, lokasyon, giriş yapan kullanıcılar, çalışan konteynırlar ve sanal makineler, sistem hesapları, çalışma dizinleri ve ayarlar ve ağ ayarları, ağ sati senkronizasyonu, isim çözümleme gibi.

 

Aslında çok fazla özelliklere sahip bir yapı sisteme çok fazla hakim ve suistimal edilmeye açık. Ne kadar açık kaynak felsefesine uyduğu tartışılır bir konu çünkü çok fazla  kontrol gücüne sahip.

Işık nedir ??

Biraz ışığın sürprizlerle dolu tarihinden bahsetmek istiyorum. Hani şu fizik belgesellerin kuantum dünyanın karmaşıklığından bahsederlerya işte burada çok daha ayrıntılı bir açıklaması var:
Öncelikle Young deneyi yani ççift yarık deneyi ile başlamak istiyorum. yıl 1801

Young çift yarık deneyi
Young çift yarık deneyi

Bu deneyde birbirine çok yakın iki delikten ışık demeti gönderiliyor ve karşıdan da iki ışık demetinin karşı tarafta görüleceği zannediliyor. Deney sonucunda bu iki ışık demetinden başka ışık demetleride oluşuyor. Tıpkı dalgaların girişimi gibi dalgaların tepe ve çukurlarının üst üste geldiği noktalar karanlık diğer yerler aydınlık, bu deneyden sonra ışığın dalga yapısında olduğuna ve esir(bütün evreni kaplayan madde) denilen bir maddenin içinde dalgalandığına karar veriliyor.

Bundan sonra şu sorular akla geliyor. Eğer ışık bir şeyin içerisinde dalgalanıyorsa dünyanın hızına bağlı olarak ışığın hızında değişimler olmalıydı. Akıntıda farklı yönlerde giden tekneler gibi. Michelson ve Morley adlı iki fizikçi bu olayın deneyini yapıyorlar ve ışık hızının değişmediğini gözlemliyorlar. Bu tarihteki en ünlü başarısız deneydir. Deneyin sonuçlarına göre esir denilen maddenin varlığına dair bir kanıt bulunamadı.

1846 Yılında Michael Farafayın deneylerinden Elektromanyetizma  kuramı doğdu. Bu kuranım sağlam bir şekilde matematikle ifade edilmesi ise James Clerk Maxwell tarafından gerçekleştirildi. Maxwell bu matematiksel denklemlerle elektromanyetik dalgaların yayılma hızı ile ışığın yayılma hızının tam olarak aynı olduğunu gözlemledi. Artık ışığın tanımı, uzayda ilerleyen elektrik ve manyetik alan şiddetlerinin
değişmesiyle oluşan elektromanyetik alan titreşimleri oldu.

James Clerk Maxwell
James Clerk Maxwell

1887’de Heinrich Hertz yüksek voltaj verilmiş iki metal ara-
sında oluşan kıvılcımları incelerken metalleri morötesi ışına
maruz bırakınca kıvılcım atmalarının uzadığını fark etti. Elektronun keşfi ile bu deney daha da ilginç oldu çünkü elektrik elektronlardan oluşuyordu.

Daha sonra Einstein de fotoelektrik olay ile ışığın foton adı verilen dalga paketlerinden oluştuğunu öne sürdü. Robert Millikan 1914’te elektronun
elektrik yükünü bulduğu meşhur deneyini, Einstein’ın bu kuramı üzerine bina etmişti.

Albert Einstein
Albert Einstein

eee şimdi ne olacak iki tarafta güçlü deneylerde ışığın dalga ve parçacık olma özelliğini kanıtlıyor ?? Buradan ışı bir dalga gibi gözlemlersek dalga, bir parçacık gibi gözlemlersek parçacık olduğu çıkarımını yapıyoruz.

Bu çıkarımlardan sonra young deneyini elektronlarla da deneyini yapıyorlar ve elektronların dalga girişimi gösterdiği gözleniyor. Hatta elektron tek olarak atılsa bile kendi kendine de bir girişim oluşturuyor. Bu ancak elektron delikten geçerken koyulan bir alğılayıcı elektronu parçacık olarak algılarsa ortadan kalkıyor. Bu durum diğer parçacıklarla da denendiğinde aynıdurum ortaya çıkmış. 60 karbon atomundan oluşan ve bir protondan beş yüz bin kat daha büyük olan “buckyball” adlı moleküllerle bile deney tekrarlandığında girişim saçakları gözlendi.

Parçacık çift yarık deneyi
çift yarık deneyi elektron

Uzun lafın kısası Elektron hem dalga hem parçacık, moleküllerde öyle, nasıl görmek isterseniz öyle davranıyorlar. Olay şöyle daha karmaşıkaşıyor Eğer moleküller böyleyse bizde moleküllerden olşuyoruz ve bizlerde parçacık olarak gözüküyoruz ama aslında dalga da olabilirmiyiz ?

 

Yazımı hazırlarken kaynak olarak Bilim teknik 574 sayılı dergiden yararlandım.

 

 

 

KDE Connect ile telefon bağlantısı

kdeconnect
kdeconnect

Bazen kullandığınız  linux dağıtımında Telefonunuzu bilgisayara bağladığınızda usb bağlantısı olarak görmeyebilir. Bu durum olduğunda KDE connect programı bize yardımcı olacaktır.

BEnim telefonum Zenfone 5 Pisi linuxta takınca görmüyor bu yüzden KDE Connect programını kullandım.

İlk olarak pisi kullanıcıları için paket yöneticisinden  KDE connect programını kuruyoruz. Veya başka bir dağıtımda olabilir. KDE Connect depolarda vardır mutlaka.

Daha sonra Google Play den de KDE Connect uygulamasını indiriyoruz ve kolay bir şekilde kullanıma başlayabilirsiniz. ARtık telefonunuzdaki dosyalara ulaşabilirsiniz.

Woody Allen -Yan etkiler-

Öncelikle kitaptan önce yazar hakkında kısa bilgi vereyim :

woody allen
woody allen

Woody Allen, (d. 1 Aralık 1935, New York), ABD’li film yönetmeni, senaryo yazarı, aktör, stand-up sanatçısı, oyun yazarı, öykücü ve müzisyendir. Genellikle kendi yazdığı, yönettiği ve oynadığı film projelerinde yer alır. New York‘da doğmuştur ve hala orada yaşamaktadır. Eserlerinde sık sık New York’u konu edinmiştir.

 

 

yan etkiler
yan etkiler

Kitaba geldiğimizde çok değişik bir kitap okurken zevk alabileceğiniz kısa hikayeler denemelerden oluşan bir kitap. Bölümler arasında herhangi bir düzen yok. Hatta yazıların gerçeklikle bile alakası yok diyebilirim. Gene de boş zamanlarınızda okuyabileceğiniz güzel bir kitap okurken size tebessüm ettirebilme olasılığı yüksek.

Genelde okurken kitap sözleri çizmem ama bu kitap için  bir istisna olarak  paylaşmak istiyorum bunlar benim en çok değişik bulduğum sözler:

 

— Peder Bernard başını salladı.”Bu sezonda büyük dinlerde yer bulunmaz,” dedi.”Bu kadar dar zmaanda olsa olsa bir Hint dinine geçirebilirim seni. Vesikalık fotoğrafın var mı?”

–Evreni düşünürken gözetilmesi gereken önemli bir nokta, genişlemekte olduğu ve günü birinde parçalanıp yok olacağıdır. İşte bu yüzden karşıdaki iş yerinden çıkan kız, tüm beklentilerinizi karşılamamasına rağmen bazı iyi özelliklere sahipse, işi fazla uzatmayın.


Agathon: haber kötü. İdama mahkum edildin.
Allen: Senato’da münakaşaya yok açtığıma üzüldüm.
Agathon: Oybirliğiyle.
Allen: Yapma yahu..
Agathon: İlk oylamada.
Allen: iki ellerini birden kaldırmıştır şerefsizler.

–Ahlaksız bir ışık huzmesinin o hatasız yüz çizgilerini eğip bükerek Rifka teyzeme benzettiği o uğursuz güne lanet olsun!

–Bir işportacı kapı kapı gezerek sıcak çörekler satıyor. Köpekler peşine düşüp kovalıyor adamı; adam bir ağaca tırmanıyor. Kör talih işte; ağacın tepesinde de köperkler var.

 

İşte bunlar gibi cümlelerin yer aldığı eğlenceli ve değişik bir kitap. Aslında ilk okumaya başladığımda çok şaşırmıştım ve ara ara kitabın ön arka kapağınd kitap ile ilgili bir bilgi aradım sık sık inanamadığım olmuştu ne yani bu mu? 🙂 Ama merak etmeyin okudukça alışıyorsunuz.

 

Girişim batırma rehberi.

girişimci
girişimci

Bir girişim içrisinde girişimci iseniz bir projeniz olduğunda veya grup halinde bir proje yapmaya başladığınızda ilk olan şey şudur, herşey toz pembe ve girşimin başarıya ulaşacağı hayallerle doludur. Ama zaman geçtikçe bu durum böyle olmaz yavaş yavaş çıkan sorunlar gurup üyelerinin aklında soru işaretleri çıkartır. Bazıaları bu soru işaretlerini görmezden gelirler çünkü projeye hayatındaki en önemli şey gibi bağlanır onun mükemmel olduğunu her türlü sorunların aşılabileceğini düşünür ve en ufak bir umut kıvılcımını yangınlara dönüştürür. Böylece bu durum diğer ekip üyelerini de ekler ve herkes su alan tekneyle birlikte okyanusa doğru yola çıkar 🙂 bizimde başımıza gelen buydu.

Burada dikkate almamız gereknler

1.Batırmak istiyorsanız grişiminize sanki dünyanın en hatasız en mükemmel şeyi gibi bakmanız.

2.Herşeyin üstesinden geleceğinize inanmanız ya biz yaparız tarzı jargonlar

 

Bunlar ilk ve en önemli olanları birde takım içindeki durumlar var

3. Takım üyelerini kulaktan dolma belli bir yeterlilik sınavına tabi tutmadan alın. Genelde ben biliyorum abi diyenler,i alın.

4. İş bölümü olduğunda bu yetersizlikler ve bilgisizlikler gün yüzüne çıkacaktır ama siz sorgulamayın ve başka yöntemler deneyin mutlaka bir yol olmalı nede olsa.

5. Sonra belirlenen bu yöntemler arasında 1 2 aylık periyotlarla kısır döngü oluşturacak şekilde bu olmadı bu yok önceki iyiydi ondan gidelim vsv devam edin. Bu sürede de ümit pompalamazdan olmaz tabi.

6. Sonunda 6 ay geçer siz hala aynı yerde kalırsınız. Hala ümit dolu laflar edilir bu davranış azimli olmak değil aksine olmayacak duaya amin demektir yani bunlar farklı kavramlar.

Evet bu kadar sizinde bulunduğunuz projelerde bu örnekler varsa batırma yolunda çok iyi bir şekilde ilerliyorsunuz. Ama üzülmeyin bu size tecrübe kazandıracaktır. tıpkı bende olduğu gibi artık gözleriniz daha açık olacak karar verirken daha isabetli vereceksiniz. Umarım bu da birgün sizin başarıya ulaşmanıza yardım eder.

internet dünyasında sözlükler

İnternet dünyasında sözlük siteleri genis bir kullanici kitlesine sahip. Çoğu kisi sözlüklerde vakit geçiriyor. Benim hicbir zaman alosamadigim uzak durdugum bir yapi bana göre cok da büyütülecek bir yanlari yok hatta bazilari olmasa cok daha iyi olur.

 

Facebook veya twitter gibi sosyal ağlara benzer indanlarin kendini ifade ettigi ortamlar. Pek de bu sosyal ortamlardan bir farki yok bana göre ayni şey. Birde bu sözlüklerde fanatiklik oluyor ben sucuyum bucuyum bu da pek sevmedigim bir olay.

Benim en sevdigim boyle bloglar, bunlar bana daha cazip geliyor sozluklerde bazen iyi seylerde oluyor ama geneli bana göre çöplük bilgiler.

 

 

 

ADALET -26 yazarin eseri

Evet Adalet tam 26 yazarin katkilariyla her yazarin kendi bölümünü yazarak oluşan bir kitap. Projenin başında Andrew F. Gulli var tabi ona destek çıkan birçok kişi ile birlikte.

Kitap gelirleri yazarlardan arta kalanlar kanser vakfına yani Lösemi & Lenfemo vakfina bağışlanmış. Ayrica yazar bu projede ona destek olan arkadaşı Less Pockell i de kanserden kaybetmiş.

 

Bu kadar bilgiden sonra kitaba geçelim 430 sayfalik bir kitap sona doğru cok hareketleniyor. İlk önsözde katili tahmin edemeyeceksiniz diyordu bende karakterleri not alarsk okudum ama yok olmadi bende tahmin edemedim 🙂 . Bu kadar iddali olmasinin nedeni tek bir yazardan olmamasi her bölümde akisin degisme ihtimali var aslinda bu kitap tam bizim storygam gibi 🙂

Kesinlikle denemenizi tavsiye ederim. Bazi bölümler yazarlarin farkliligi anlaşılıyor kullandıkları kelimeler veya betimleme bu yonden guzel farkli bir deneyim oluyor ve bu gorebileceginiz en melez kitap :).

Konusuna gelince Rosemary adinda genç bir kadin kocasini öldürmekle suçlanıyor ve idama mahkum ediliyor. Ama o bu suçu işlemedi. Christoper in katili delillerle kabak gibi Rosemary oluyor ce idam ediliyor. Dava surecinde Jon Nunn adlı dedektif bu durumu kanıtlayamaz ve idamdan 10 yil sonra bile bu davayi düşünür bu süre zarfinda işinden ve eşinden olur. Jon bu davaya hayatını adamıştır ve adaletin yerini bulmasini ister ve Rosemarie ye olan borcunu odemek ister.

Hikaye boyle gelisiyor. İlk baslarda biraz sikiyor ama sonraya dogru akici oldu bence. Sizede tavsiye ederim. İyi okumalar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SIR -Tami HOAG- Heyecan verici bir polisiye

 

Okulların açılmasına daha 18 gün var ve bende bu fırsattan yararlanarak kütüphaneye daldim, ne de olsa fazla kişi olmadığı için bütün kitaplarda raflarda olacaktı neyse uzun uzun baktım baktım sonra Tamı Hoag ın paranoya adlı kitabını okumuştum ve çok da güzel bir polisiye kitabıydı derken hemen yanında Sır adlı kitabıda vardı. Ve hemen yazara güvendiğim için gözüm kapalı onu aldım. Şimdi bir 30 sayfa okudum sonra aklıma geldi bu kitabını da okumuştum 🙂

sırtami hoag sır

Kitap konusu gerçekten çok harika, polisiye olayları güzel. Başlangıçta bir görmedim-duymadım-bilmiyorum cinayetiyle başlıyor ve bu eksende olaylar gelişiyor. Marissa Fordham vahşi bir şekilde öldürülüyor ve buda yetmezmiş gibi 4 yaşındaki kızı da yanında yaralı bir şekilde kurtuluyor. Katil onu boğuyor ancak kızın öldüğünü zannederek bırakıyor ve Hayley  kılpayı da olsa hayata tutunuyor.

Bu kısımdan sonrası karizmatik ve katillerin profilerini çıkarmakta efsane olan Vince Leone ve başarılı polis memuru Tony Mendez ile bu cinayeti çözmeye çalışıyorlar.

Bunun dışında Vince nin eşi Anne ve Marissa nın arkadaşı Sara Morgan da kitaptaki önemli karakterlerden. Gerçekten gizemli ve sizi bağlayan bir kitap.

Demek ki unutsamda gene aynı kitapları şeçme eğilimindeyim ya da ben hiçbir zaman değişmiyorum 🙂 Gerçi daha birkaç yıl oldu ama garip aklımda ismi ile yer etmemiş.

 

Apple iPad Pro özellikleri

iPad Pro
iPad Pro

 

Apple ın beklenen 9 eylül etkinlliğinde duyurduğu yeni cihazlarından biride iPad Pro cihazı cihaz gerçekten emsallerine göre üstün özelliklere sahip .

Tanıtım videosu:

Apple iPad Pro Özellikleri :

  • 12.9-inch 2732 x 2048 çözünürlük yaklaşık 5.6 milyon piksel
  • A9X işlemci
  • iPad Air 2 sitili
  • 4 lü ses sitemi
  • Opsiyonel akıllı klavye
  • Opsiyonel akıllı kalem
  • Altın güçüş ve uzay grisi renk seçenekleri

Bunun dışında sahip olduğu A9X işlemcisi iPad Air 2 den 1.6 kat daha fazla performans sunuyor.

Ve ayrıca diğer taşınabilir bilgisayarlara oranla %90 daha fazla grafik performansı ve %80 daha fazla performans gösterdiği söyleniyor.

 

İpencil
Apple pencil

Cihazın kaleminin ise 4 saate kadar pil ömrü var. ve iPad Pro üzerinden şarj edilebiliyor.

Apple iPad Pro fiyatı :

32GB Wi-Fi için $799
128GB Wi-Fi için $949

128GB Wi-Fi + LTE(4G desteği) $1.079  fiyat etiketleri ile geliyor. Son aylarda dolar kurundaki artışa bakarsak muhtemelen ülkemizde 4 000 TL ye kadar fiyatların çıkacağını tahmin ediyorum.

 

 

Mr. robot sezon finali inceleme

 

mr. robot

Mr. Robot ilk sezonu ile çokça ses getiren bir dizi oldu. Hatta Türkiye’de Kali linux kullanımını da çokça artırdı yada “ben heçkır olacam” laflarını birçok genç telafuz etmeye başladı. İlk zamanlar hep böyle gitti Eliot ve arkadaşları şeytanı yenmeye çalıştılar vsvs..

Final bölümü oldu herkes şöyle böyle konuşuyor bazı bloglarda görüyorum. Dizi olarak bakarsak ben biraz çekingen takılmaya karar verdim çünkü ana karakter baya kayışları kopardı. Şizofren bir karakteri pek de benimsemek istemiyorum. Yani Elliot normale dönene kadar ona biraz uzaktan bakacağım. Tamam baş karakter rahatsız biraz ama hep bundan bahsediliyor vuu neler yapıyor be, vay söyle vay böyle ….

Kimse 44:00 dakikası ile 46:30 arası birşey o kısımda konuşulan şeyden dehşete kapıldığını söylemiyor 🙂 Yani adam bu kadarcık sürede bir sanrı olmasına karşın  bizim yaşadığımız modern hayatın ancak kendisi kadar gerçek olduğunu söylüyor ve bunu yaparken gerçekten inandırıcı. Bu kısımdan bakılınca bu günlerde kafayı sıyırmak normal bir insan olmaktan daha çekici geliyor.  Hadi şimdi bu konuşmaya bakalım:

————————————-
Sen gerçek değilsin.

Gerçek değilsin.

Ne? Sen gerçek misin?

Gerçek bir şey var mı ki?

şuna bak.
Bak!

Fantezi üzerine inşa edilmiş bir dünya!

Hap adı altında yapay duygular.

Reklam adı altında psikolojik savaş.

Gıda adı altında
aklınla oynayan kimyasallar.

Basın adı altında beyin yıkayan seminerler.

Sosyal medya adı altında
kontrol altında soyutlanmış kabarcıklar.
Gerçek mi?
Gerçeklik hakkında mı konuşmak istiyorsun?

Bu yüzyıl başladığın beri
hiçbir şeye yakın yaşamadık.
İnsanlığın kalıntılarını sürekli genişleyen
çöplüğün içine atarken…

…her şeyi kapattık, pillerini çıkardık
ve GDO’lu poşetin içine daldık.

Dijital ekranlarda bir aşağı bir yukarı
inip çıkan kutuplu numaraları olan…

…şirketlerin markalaştırdığı
evlerde yaşıyoruz.

Bizi insanlığın görüp görebileceği en derin
uykuya dalmamız için hipnotize ediyor.

Gerçek bir şey bulmadan önce
epey derine inmen gerek, evlât.

Bir saçmalık krallığında yaşıyoruz.
Senin uzun süredir yaþadığın krallık.

O yüzden bana gerçek olmadığmı söyleme.

Ben o koduğumun hamburgerindeki
köfte kadar gerçeğim.

Seni ilgilendiren kısmıyla, Elliot.
Ben oldukça gerçeğim.
—————————————————-

Bunun dışında Evil corp sahibinin neredeyse alçak gönüllü bir insan olduğuna karar veriyordumki sonradan lafı yapıştırdı. Angela ona neden bu kadar sakin olduğunu sorduğunda “bu eylemi yapanlarda insan bizlerde insanız sadece benim arkamda dünyanın en büyük holdinginin ağırlığı var bunun gibi sorunlar bu yükün altında parçalanmaya mahkumdur. ” Adam kısaca para herşeyi halleder diyor bütün dünya batsa bile hala en zengin benim diyor.

Son sahne ise daha bir çarpıcı o kısımda gerçekten süper zengin insanlar bir arada bütün zenginliğe sahip olanlar para için sizi beni hatta milyonlarca insanı öldürecek kadar para tutkusu olan insanalar. İşin kötü yanı bu gibi şeylerin sadece filmde olmadığı ne yazık ki çok gerçek bir sahne ..