Object Storage nedir ?

Object storage çok büyük veriler için kullanılan bir depolama sistemidir.  Tanımına girmeden önce block storage ve file systems hakkında bilgi kısa bilgiler:

BLOCK STORAGE

Block Storage ın en yaygın örnekleri SAN ISCSI, ve yerel disklerdir.Bir Block Storage birimi doğrudan işletim sistemine bağlıdır ve etkileşimler genellikle dosya sisteminin parametreleriyle birlikte gerçekleşir, ayrıca bunula birlikte blok aygıtının doğrudan byte seviyesinde veriye ulaşması da mümkündür. Block Storage bütün storage tiplerinde en alt seviye olandır, Byte seviyesinde veriye uygun değişimin yapılmasına izin verir. Fazla random I/O gerektiren ve verinin sadece belli bir parçasına erişim gerektiren uygulamalarda kullanışlıdır.

FILE STORAGE

File storage ‘ın en yaygın örnekleri NAS lardır. Dosya Depolama işletim sistemi ve NAS cihazı üzerinde yatan dosya sistemi arasında bir soyutlama katmanı gibi davranan bir ağ dosya sistemi kullanımını gerektirir. İŞletim sistemi depolamayı lokal dosyasistemi gibi görür ama aslında depolamanın bulunduğu yere doğrudan ileitşim kuramaz. İşletim sistemi komutları ağ dosya sistemi tarafından yorumlanır ve temel tabaka dosya sisteminin komutlarına çevirir. Farklı işletim sistemleri birbirini desteklemese dahi temel tabaka dosya sistemi sayesinde birbirleriyle düzgün bir şekile iletişim kurabildikleri için birden fazla makinenin uzak server de aynı içerğe ulaşmasını sağlar.

OBJECT STORAGE

Object storage’ın block storageden farkı işletim sisteminin uygulama seviyesine dosya sistemi üzerinden ulaşması yerine api üzerinden uygulama seviyesine ulaşmasıdır.

Öncelikle Object storage doğrudan işletim sistemi tarafından ulaşılabilir değildir. Lokal ya da uzak dosya sistemleri gibi değildir. Bunun yerine uygulama seviyesine API üzerinden etkileşim gerçekleştirir. Block storage ve File Storage işletim sistemi tarafından kullanılmak üzere tasarlanmıştır, Object storage ise uygulamalarınız tarafından kullanılmak üzre tasarlanmıştır.

Bunun birkaç anlamı vardır:

1. Objelerle etkileşim bütünseldir. Başka bir deyişle byte-level etkileşim mümkün değildir. Bunun yerine tüm objeler depolanabilir yada geri alınabilir. Not olarak bazı uygulamalarda bir objenin aralıklarına ulaşmak mümkündür ama low level etkileşim Block/File Storage ile karşılaştırıldığında çok limitlidir.

2. Etkileşim tek bir API endpointinden meydana gelir. Bu karmaşık LUN haritalama, depolama, ağ topolojileri vs. uygulama temel tasarımından çıkarılmasını sağlar. Bu ayrıca depolama sistemine yapılabilecek saldırı olanalaklarını da büyük ölçüde azaltır. Yalnızca HTTP/HTTPS API si ve servis sağlayıcı API fonksiyonları kullanılabilir.

3. Dosya Sistemi seviyesindeki araçlar (örneğin POSIX araçları) objelerde doğrudan etkileşemezler. Bu özelliği taklit etmek için bazı FUSE driverler vardır fakat bu kullanımda Object Storage in performans karakteristiği ve özellikleri idealden uzaklaşır.

Dizin ağacı yoktur (dizin ağacı yerine container kullanımı):

ikinci olarak, Object storage esnek bir yapı kullanır, iç içe dizin ağaçları yerine objeleri containerlerde depolar. object storage ın birçok gerçekleştiriminde dizini yapsını taklit eder ve hiyerarşinin bir yanılsımasını verir ama aslında temel depolama esnektir. Bu object storageın büyük oranda ölçeklenebilir olmasını sağlayan başka bir özelliğidir: büyük performans sorunlarından biri de genel olarak bir kez gösterimde on milyonlarca dosyayı dosya sisteminin elemesidir, object storage büyük miktarda dizin metadatasının izinin tutulmasını yük olmaktan çıkarır.

Metadata objeler ile birlikte:

Object storage ın diger depolama sistemlerinden bir farkı da meta dataların ayrı bir node yerine direkt olarak objelerde yer almasıdır. Bu çok kullanışlıdır çünkü depolama platformunda genelde onlarca yada yüzlerce PB boyuntunda data olması arzu edilir bu da geleneksel geleneksel depolama elamanlarının işleyebileceği ölçekten çok daha büyük işlemleri içerir.

Örneğin bir kütüphanedeki bütün kitapları tek bir depolama platformunda depolamak istiyoruz. Kitap içeriğine ek olarak metadataları da saklamak istiyoruz. yazar, basım tarihi, yayıncı, ISBN kodu, telif hakalrı vs. Bu data aralığı birkaç KB den her obje için birkaç MB seviyelerine ulaşır. Geleneksel olarak bütün bilgiler bir ilişkisel veritabanında tutulmalı ve bilgi ve objeler arasında ilişki kurabilecek bir uygulama olmalı. 35 milyon ve daha büyük sayılarda objelerde geleneksel depolama yöntemleriyle bu işlemi yapmak büyük bir sorun teşkil etmektedir. Object storage ölçeklendirme sorunu yoktur, veriler objelerle birliktedir ve tek bir apı çağrısı ile ilişkisel veritabanı ile ilişki kurmaya gerek kalmadan alınabilir.

Ölçeklenebilirlik:

Object storage özelliklerinin küçük datalar için pek kullanışlı değildir. Ancak data boyutu yüzlerce TB ve PB seviyelerine geldiğinde ve bununda ötesinde, bu özellikler kullanışlı hale gelir ve hemen hemen her boyutta data için yatay ölçeklenebilirlik sağlar.

Dayanıklılık:

Birçok object storage tasarımı içni gerekn dayanıklılık seviyesi geleneksel depolama ile karşılaştırıldıgında oldukça yüksektir.(99.99999% den 99.999999999%, 100 kat daha fazla dayanıklı ). Object storage dosya tutarlılığı doğrulamak, hatalı diskleri işlemek, bit-rot, sunucu ve cabitnet hataları vs. için kendi iç makanizmasına sahiptir. Bu özellikler sisteme dosyaları kendiliğinden koplayamasına izin verir ve ihtiyaç olduğunda gereken sayıda data kopyasının elde edilmesini sağlar. Bu sayede oldukça yüksek oranda dayanıklılık ve kullanşlılık sağlar.

Maliyet:

Genelde aylık bir GB için peni seviyesinde maliyeti vardır. Taperlerle aynı seviyede maliyete sahiptir ve tapelerden daha dayanıklıdır ve sağladığı performans ile bulut depolama platformları için idealdir.

Özetle object storage çok büyük veriler için kullnaılabilir bri yapıdadır. Örneğin video, sesi internet içeriği gibi büyük sayıda(PB lar seviyesinde) datanın tutulmasını kolaylaştırır.

Daha iyi anlaşılması için birkaç görsel:

object1

object3

object4 obect3 object5 object6

Kaynak

Save

Save

duckduckgo ile internette gizli arama yapmak

duckduckgo
gizli arama  duckduckgo

 

İnternette gizli arama yapmak için kullanabileceğimiz bir tarayıcı var duckduckgo.com bu yazıda biraz bu tarayıcı hakkında bilgi vereceğim kendisini yaklaşık bir yıldır kullanıyorum ve menunum diyebilirim.

Arama sızıntısı nedir?

Diğer arama motorlarında birşey aradığınızda ve linke tıkladığınızda arama terimleriniz site ye gönderilir.

Örneğin, özel birşey aradığınızda bu gizli bilgiyi yalnızca arama motorunuzla değil, aramada bulduğunuz linke tıkladığınızda site ile de paylaşırsınız.

Ayrıca bir siteyi ziyaret ettiğniizde bilgisayarınız otomatik olarak tarayıcı bilgileri ve ip adresinizi gönderir. Bu bilgi sizi kimliklendirmede kullanılabilir.

Duckduckgo varsayılan olarak arama sızıntısını önler. Bir terim aradığınızda sizi o siteye yönlerdirirken arama teriminizi o siteye göndermez. Siteler sizin onları ziyaret ettiğinizi bilir ancak ne arayarak siteye ulaştığınızı bilmezler.

Duckduckgo gibi bazı arama motroları HTTPS in Kullanıcıların arama terimini sitelere yollamayan şifreli sürümünü kullanır. Ancak bu versiyonlarda bağlantı yavaştır ve siteye tıkladığınızda HTTPS kullansa dahi arama teriminiz yollanır. Bununla birlikte, şifreli versiyon sizinle bizim aramıza geçerek aramanızı korur ve  bilgisayarınız üzerinden arama kaçağı olmasını engeller.

Duckduckgo da, şifreli verisyonumuz dahada ileri gider otomatik olarak ana web siteden noktaya sitelerin şifrelenmiş versiyonlarının linklerin numaralarını değiştirir. Bu HTTPS Everywhere Firefox eklentisinden sonra modellenmiştir.

Arama sızıntısını engellemenin bir başka yoluda
tarayıcınızda aramalarınızı göstermeyen ve bunun sonucunda başka sitelere bilgi göndermeyen bir özelliğe sahip olan POST isteği adında bir metod da kullnılabilir. POST isteği ayarını Ayarlar sayfasından yapabilirsiniz değiştirmek size kalmış. POST isteği tarayıcı geri tuşunu geçersiz yapar ve buda sizin için biraz zorluk oluşturabilir.

Sonuç olarak, sitelerin onları ziyeret ettğini bilmesini de istemiyorsanız Tor browser kullanabilirsiniz. Böylece hem kimliksiz hem de gizli arama yapabilirsiniz.

Stres altında düzgün çalışmak diye birşey var mı ?

Stres altında çalışmak, baskı altında çalışmak gibi deyimleri duymuşsunuzdur. Hani böyle insanlar mumla aranır. Ama gerçekten bu mümkün mü ? Bence değil yani ya streslisindir yada değil başka bir alternatif yok bence, 0 yada 1 başka bir alternatif yok. Stress altında çalışabilen insan tanımıda şöyle bence aslında o kişi zor durum karşısında strese kapılmıyor demektir. Stresli bir şekilde çalışamazsın.

 

Vize döneminde olduğum şu sıralar kimsede böyle bir özellik görmedim yani hem stresli hemde başarılı olmazsın strese kapılırsan birşey yapamazsın. Bunu herkeste gördüm. Önemli olan o durumdan stres duymamak buda her insan için pek mümkün değil. Hatta çok zor bir durum. Yani Eğer sizde böyle stres yoluyla birşey yapmak istemiyorsanız yada sınavlarınıza çalışmak istemiyorsanız gerçekten çok normal bir durum.

 

Peki nasıl Stresten kurtulacağız ?

Tabiki önceden stress oluşturacak şeyleri engelleyerek bu sorundan kurtulabiliriz. Yani tek yol adımlarınızı en baştan iyi bir şekilde atmalısınız. Yoksa sonuç hüsran olacaktır. Bu tamamen kişiliğinizle alakalı. Sizin için önemli bir iş ise bunu en baştan düzgün adımlarla yapmanız yada iş gecikmiştir ama zaten o şey sizin için önemli değildir ve diz de strese kapılmadan yapabilirsiniz.

 

Önbellek (cache) nedir?

 

Cache bellek, bilgisayarın merkezi işlemci biriminde kurulur ya da hemen yanında ayrı bir çipte olabilir. Merkezi işlem birimi önbelleğe depolanan talimatları çalışan programlarda gereken tekrarlı kullanılan istekleri sistem hızını artırmak için kullanır. Önbelleğin avantajı mekezi işlem biriminni anakartın sistem yollarını veri transferi için kullanmamasıdır. Veri anakartın sistem yollarından geçmek zorunda olduğunda yavaşlar. Merkezi işlem birimi bu yavaşlığa karşı veriyi daha hızlı işleyerek sistem yollarını bu darboğazdan kurtarır.

 

cache - önbellek

Önbellek

 

İşin ilginç yanı, birçok program çalışırlken veya açıkken çok az kaynak harcar. Bu kaynaklar önbellekte tutulduğunda programlar daha hızlı ve etkili bir biçimde yönetilir. Tüm koşulların eşit olduğu ve yüksek CPU ile az önbelleğe sahip bilgisayar ile daha az CPU ya sahip ama daha fazla önbelleği olan bilgisayar karşılaştırıldığında daha fazla önbelleğe sahip bilgisayar daha performanslı olmuştur. Önbellek L1 ve L2 olmak üzere isimlendirilir. L1 de önbellek CPU içindedir, L2 de önbellek CPU nun yanında ayrı bir çipdedir. Bazı CPU lar her ikisine de sahip olabilir bu tiplerde L3 olarak adlandırılır.

CPU içinde bulunan önbellek ayrı olana kıyasla daha hızlıdır, mikroişlemcinin kendi hızında çalışır. Ancak ayrı önbellekler Rastgele erişilebir bellek(RAM) ten 2 kat daha hızlıdır. Ram lere göre daha pahalıdır ancak CPU ve anakartla birlikte kurulduğunda sistem performansını en yüksek seviyeye çıkarır.

 

Bunun dışında birde akıllı önbellek teknolojisi bulunmkata bu da birden fazla çekirdek bulunan CPU larda çekirdekler arasında önbelleğe kimin ne kadar ihtiyacı varsa o kadar kullanılmasını sağlayan teknolojidir. Örneğin bir çekirdek bütün önbelleği kullanırken diğeri kullanmayabilir veya bir kısmını bir çekirdek diğer fazla kısmını diğer çekirdek kullanabilir. Genelde yeni nesil bilgisayarlarda bu teknoloji kullanılıyor.

 

Biraz hız kısmından da bahsedeyim örneğin benim kullandığım işlemvi intel i7 3632QM modeli 2.2 Ghz e sahip ancak 6MB akıllı önbellek ile 3.2 Ghz e kadar çıkabiliyor. Bu da önbelleklerin ne kadar önemli olduğunu bize gösteriyor.

QML nedir ?

Qml
Qml

QML kullanıcı arabirimleri görsel bileşenleri açısından ve nasıl etkileşen ve birbirleriyle ilişkili olarak anlatıldığı mümkün kılan bir bildirime dayalı dildir.Yüksek seviyede okunabilir şekilde tasarlanması Companentlerin birbirine dinamik bir şekilde bağlı olması ve companentler kullanıcı arayüzü düzenlemede kolaylıkla yeniden kullanılabilmesini mümkün kılar. QtQick modülü ile bilrikte geliştiriciler ve tarasarımcılar kolay ve hızlı bir şekilde akıcı animasyonlu kullanıcı arayüzleri hazırlayabilirler. Ve kullanıcılara arka planda C++ ile erişme seçeneğine de sahip.

Sadece belli bir kısmı gören teknoloji haber siteleri …

Merhaba,

Geçen yıl Nisan ayı gibi çeşitli topluluklara katılma girişimlerim oldu. Pardus a katıldım ilk olarak ama oradan ayrıldım sonra Pisi linux grubuna geçtim orada halen devam ediyorum. Geçen bu süreçte birçok şey tecrübe etme fırsatım oldu.

 

Ancak şimdilerde dikkatimi çeken birşey daha var eskiden Teknoloji Haber (kısaca “Th” diye kodlayalım) sitelerine bakardım o kadar dikkatimi çekmezdi her zamanki haberler olarak takip ederdim. Yani teknoloji bu ne gibi bir ayrışma olabilirdiki ama gel gör ki oluyormuş.

 

Pili linux için yeni makaleler hazırlatıp bunu sitelerde yayınlamak istedim bu Th sitelerinde çoğuna yazdım ancak geri dönene olmadı yani içerik olarak bir şey sunuyorum her türlü kapıyı açıyorum gelin tanışalım açıklayalım yada makaleyi ben yollayım vsvs. Gönüş yapan olmadı.

 

Böyle olunca mesela Chip gibi Th sitelerine şöyle bir dikkatlı bakınca aslında onların da normal medyadan farklı olmadığını gördüm onlarda belli bir kesimi pof poflayan haberler yayınlar yapıyorlar. Bu yüzden artık bu ülkede bazı çalışmalar olmuyor ne yazık ki toplumun tümüne ulaşamıyor. Biz sadece daha fazla bilinmek ve Pisi linux dağıtımı için gönüllü olarak çalışmalar yapıyoruz ve bunun ülke genelinde yayılmasını daha çok insanın katılmasını istiyoruz. İstesekte bunun olması çok zor heleki bu Th siteleri olduğu sürece.

 

Bunlar tabiki bizleri etkileyemeyecek ama bir gün onlarda bunu anlar umarım. Lütfen sizde Bu tip Th haber sitelerinin yaptıkları yapmacık, şişirme haberlere karşı dikkatli olun.

 

Sağlıcakla kalın..

Kitap günlüğüm- Arena 1

Arena1, Yazarı: Morgan Rice

arena bir
arena bir

Yazar Vampir Mektupları serisinin yazarı ve Epik fantezi dalında da Felsefe Yüzüğü serisinin yazarı. Arena1 ise 3 kitaptan oluşan Köle Tüccarları serisinin birinci kitabı ilk kitap google play kitaplarda ücretsiz sunulmuş diğerlerini de sabırsızlıkla bekliyorum. Yazarın böyle bir şey yapmasından da gerçekten çok memnun oldum kesinlikle diğerleride çıkarsa olmayı düşünüyorum. Çünkü ücretsiz örnek ile okduğunuz sayfalardan pek birşey anlamayabilirdiniz tamamını okuyunca daha sürükleyici olduğunu anlıyorsunuz. Umarım diğer yayın evleri ve yazarlarda daha fazla kitap koyarlar.Neyse lafı uzatmadan kitaba geçelim:

Arena1, Amerika’nın bölünmesi sonucu çıkan büyük nükleer savaş sonrası bir dönemi anlatıyor. Bu zamanda hayatta kalmak çok zor ve hayatta kalsanız bile yaşam koşullarının zorluğu dışında acımasız köle avcıları insanları topluyor ve onları ölümüne bir dövüş için Arena1 e götürüyorlar. neden mi ? Tabiki eğlence için savaş sonrası insanların eğlence anlayışı biraz farklı. Kitapta bunun dışında ilginç yaratıklar var mesela nükleer sonrası deforme olmuş insanlar onlara çılgınlar deniyor. köle avcılarının bile mücadele etmek istemeyeceği tipler. Brooke ve Bree kendilerini nefes kesen bir macerada bulacaklar tabi bu macerada yeni arkadaşlar da edinecekeler.

Brooke küçük kardeşi Bree’yi kurtarmak için elinden ne geliyorsa yapacak. Kitap artan bir heyecan temposu ile gidiyor. Genel olarak Brooke’un kaldığı duygusal ikilemler bana Açlık Oyunları ve Alacakaranlık serisini anımsattı ama genede okurken heyecan duyuyorsunuz. Bazı hadi canım dediğiniz yerler var ama neredeyse tamamiyle tutarlı diyebiliriz. Buradan sonrasını size bırakıyorum kitaba google play üzerinden ücretsiz ulaşabilirisiniz ..

Zenmate eklentisi alternatifi Anonymox

anonymox
zenmate

Anonymox engellerin olduğu bu dönemlerde çok kolay kullanabileceğiniz küçük ve kullanışlı bir eklentidir. Üyelik gibi şeyler gerektirmez sazdece eklentiyi kurup kullanmaya başlayabilirsiniz. Yasaklı engelli sosyal medya sitelerine de girebilirsiniz bu sayede twitter  erişim felan gibi.

 

Chrome ve Firefox için sürümleri mevcut.

 

Apple watch gelecek ama

apple watch

 

Apple watch çıktığından beridir çok ışıltılı bri reklam kampanyası sürdürüyor. Gelecek günlerde Türkiye’de de  satışa çıkacak ama geçen bu sürede ne kadar abartıldığı belli oldu satış rakamları 13 Nisan da günlük 35 bin iken şimdilerde 5 bin e kadar düştüğü tahmin ediliyor. Beyonce un bile artık apple watch ını takmadığı söyleniyor.

 

E o zaman gereksiz olduğu anlaşıldı her zamanki gibi apple ın pazarlama kampanyası sonucu çok fazla ses getiren ürünler ve marka olduğu için alınan ürünler teknoloji açısından pek de bir anlam ifade etmiyorlar. Teknoloji şirketinden çok pazarlama şirketi gibi birşey.

 

Peki neden iyi bir cihaz değil ?

Bİrincisi ekranı çok küçük facebook şu anda bu cihaza uygulama çıkartamıyor, çünkü ekranı çok küçük bu kadar küçük bir ekranda insanalr hem resimleri hem hem yazıları nasıl görecek ? ve bu nasıl kullanışlı bir model olacak?

Diyelim yazı okuyacaksınız ekran zaten 3 4 santimetre boyutunda ee yazı karakteri büyük olsa o kadarcık ekranı sürekli kaydırmanız gerekli küçük olsa taa gözünüzün dibine kadar getirmeniz gerekli, üstüne birde cevap yazmak istedğinizde ne oalcak tekrar telefonunuzu çıkartacaksınız. Ne gerek varki buna direk telefonunuzdan bakabilirsiniz. Bir de resim ve video içeriği internette bu kadar yükselişteyken kim bit kadarcık ekranda resim bakar video izler ki.

Birde nabız ölçer gibi uygulamları var bunu kullanan paranoyak olabilir benim gibi biriyse. Şarj konusundan bahsetmiyorum bile.

 

Tabi bazı yararlı uygulamaları olabilir, çok fazla etkileşim gerektirmeyen uygulamalar gibi. Bunun için 2 bin  lira vermeye değmez bence. Bana gerekli mi diye sorarsanız pek de gerekli bir cihaz değil.

 

 

Youtube yılan oyunu :)

 

Öncelikle

YouTube 15 Şubat 2005’te 3 eski PayPal çalışanı tarafından kurulmuş ve Ekim 2006’da Google tarafından satın alınmıştır.

 

Hepimiz youtubede video izlerken video dolmadığında ekranda o dönen gri noktaları görmüşüzdür birgün video izlerken video o durumayken yön tuşlarına dokundum ve o ekranda dönen noktalar ekrandan aşağıya doğru hareket etmeye başladı o zamanlar buun bir hata olduğunu düşünmüştüm bu bağlantımın yavaşlığı sebebiyle gene video yüklenirken o noktalarda yön tuşlarına dokundum ve dört bir yana hareket ettirebildiğimi gördüm, eğer videonuz çok parlak değilse bu yılan için meydana çıkan aynı şekilde yılanı oluşturan noktalardan biri olan  yemleride görebilirsiniz 🙂

 

Bu googlenin bir muzipliği mi yoksa daha önceden varmıydı bilmiyorum işte bir ekran görüntüsü:

Yemler görünüp kaybolduğu için bu karede yakalaymadım.

Untitled